10 Ay Sonra Yunus'a

10 ay önce bugün yine bir yolun başında önümü göremez haldeydim. Çok aşina bir şehirde hiç tanımadığım bu hayatı yaşamaya başlamıştım.

Hikayelerimde anlattığım, “ben” dediğim şehir bu sefer beni kuşkuyla karşılamıştı, dostça değil. Ruhum renk çamuru gibiydi. Özlüyordum, seviyordum, nefret ediyordum, korkuyordum, kaçmak istiyordum, kalmak istiyordum, rahatlamıştım, baskı altındaydım. Geceleri uyuyamıyordum.

Sen aradın. “Tekrar aramıza hoş geldin” dedin… Sesin şehir gibi tanıdıktı, yaşadıklarım kadar yabancı.

Çok direndim. Ne kadar olumsuzluk varsa saydım; sana, kendime, herkese… Ben zıtlıklarla cebelleşirken; sen, uykusuz gecelerimin uykusu, kabuslarımın sonu, göz yaşlarımın kurutma kağıdı oldun. Günümün ışığı, yaptığım işin heyecanı, beynimdeki mahremlerin sırdaşı, dönüş yolumun yoldaşı, odamın kırmızı gülleri, hayatımın sürprizi oldun.

Elimi tuttuğun andan beri hiç üşümedi yüreğim. Sert ve sivri köşelerime, dengesizliğime, karamsarlığıma, inadıma, ‘bana ne’ciliğime, ‘sana ne’ciliğime rağmen sırf üşümeyeyim diye hiç bırakmadın elimi.

“Ben yanındayken hiçbir şeyden korkma” dedin. “Deli galiba” dedim. Meğer buna “Sevgi” diyorlarmış; seninle öğrendim. Kabuğum oldun, en yorulduğum anlarda sana sığındım. Sorgusuz, sualsiz, yargısız, eleştirisiz sardın beni.

10 aydır hiç usanmadan, yorulmadan, sabırla bana “sevgi”yi öğrettiğin ve yaşattığın için teşekkür ederim.

Seni çok seviyorum!

-- ZeyneP

Ekim 9, 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Umarım odalarımızda rahat etmişsinizdir. Yine bekleriz :D