SevgiliM akarnam

SevgiliM akarnam;

Seni aldığım ilk günü hatırlıyorum. Bu eve taşınalı 1 hafta olmuştu. Markette, yalnız yaşayanların yegane tercihi olan makarna reyonunun önünde duruyordum. Amacım fiyonk makarna almaktı. Sen baktın bana. Kabul, fiyonk makarnaya benziyordun ama markanın sana vermiş olduğu şekil benim istediğimden çok farklıydı. Ama ne yazık ki klasik Türk fiyonk makarnası yoktu. Atıverdim seni sepete.

Bugün yaklaşık 4 ay oldu seni o dolaba kaldıralı. Sen sandınki, şeklini sevmediğimden seni pişirmiyorum. Son kullanma tarihine kadar dolapta kalacağın düşüncesi seni kıllandırıyordu. Oysa asıl son kıllanma tarihi gelen, 10 gün öncesi arkadaşlarla düzenlenen bir hazır mantı akşamında hazırlanıp dolaba konan sarımsaklı yoğurttu. Dolabı açıp onu aldığımda sonunun geldiğini sanıp korktu zavallı. Masanın ortasına konunca sevinçten bütün besleyiciliğini gözler önüne serdi.

Cezve biraz hayal kırıklığına uğradı sanırım. Şöyle az şekerli bir Türk Kahvesi hayali kurarken, içine clops diye atılan bir kaşık tereyağıyla irkildi! Üstüne toz kırmızı biber de eklenince neredeyse ağlayacaktı.

Evde suların kesik olması sebebiyle seni kalabak suyuyla haşladım. Antrparantez suların kesik olmasının müsebbibi tamamen benim. Antrparantez demişken; onlu yaşlarımın ortasında öğrendim onun anti parantez değil antrparantez olduğunu. Ben onu şöyle bişi sanıyordum; “)(”. Bu arada; neden yirmili, otuzlu, kırklı vb yaşların başı, ortası, sonu varken onlu yaşların ortası demek tuhaf kaçıyor.

Ha ne diyodum; kalabak suyuyla haşladım seni. Neymiiişş; her işte bi hayır varmış. Eğer sular kesik olmasaydı seni çeşme suyuyla haşlayacaktım. Gerçi memleketimin çeşme suyunun içilmesinde hiçbir sakınca yok, sadece sertliği biraz fazla o kadar.

Tabağa konduğundaki zarafetin, yoğurtla olan uyumun ve çosss eden sosu bir kardeş gibi bağrına basışın beni çok duygulandırdı. Üçünüzün sindirim sistemimde ayrılacağını biliyorum. Yaklaşık 6 gün sonra arta kalanlarınız da kardeşçe duygular içerisinde özdeşleşip benden kopacak. Bu seni üzmesin sakın sevgiliM akarnam. Gittiğin yerde çokça işlemden geçecek olabilirsin ama belki bir gün paketin geri kalanını haşlamak için tencereye doldurduğum suda senden de bir parça olacak.

Kelebek etkisi gibi değil mi? Bir yerde bir sifon çekilir, bir tabak makarna suyu kaynatılır. Hayat işte…

Ne demişler; ‘yalnızlık’ tercih olunca güzeldir. Yoksa yanımda konuşacak biri olsaydı sana yazar mıydım sanıyorsun bunları? Çatır çatır yerdik seni valla!

2 yorum:

  1. ı ıh, sıkılmadım tekdüzeliğinden:)
    yazın da oldukça eğlenceli olmuş..empati yeteneğini gözler önüne sermiş:))

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim (;
    Annemden bana geçen bir özellik. Sırada "Dışarısı terliği" var ama bir türlü kurgulayamıyorum...

    YanıtlaSil

Umarım odalarımızda rahat etmişsinizdir. Yine bekleriz :D